Onlarsız da olmaz ama

Merhaba sevgili İKseverler,

 

Bu sayımızda bizimle çalışan danışmanlık firmaları ile ilgili birkaç kelam eylemek istiyorum…

 

Doğrudan anılarımla başlayayım…Kötü anılarımda şirket adı geçmeyecek ama iyileri belki çözersiniz diye ipucu vereceğim evet.

 

Danışman firma aradı. Özgeçmişimi gönderdim. Okuduklarını tahmin ediyorum, çünkü görüşmeye çağırdılar. Kurtköy’den akşam trafiğinde 1 saat süren bir yolculukla Asya yakasındaki ofislerine geldim. 16:55 gibi girdim ofise. Çay ikram ettiler, sağolsunlar. Biraz bekledikten sonra, görüşmeci patron beni çağırdı. “Artemiz Güler, ben. Memnun oldum” derken ben, teyzemiz yerinden kalkmadan elimi sıktı sadece. Merak işte, adını sordum niyeyse. Teşrif ederek söyledi sağolsun. Cep telefonuna bildiğimiz kütük gibi bir ahize takmıştı na böyle.

Neyse söze “Aslında Vehbi Koç sizinle görüşmezdi, çok iş değiştirmişsiniz” diyerek başladı. Sabırlı bir aday görüntüsü vermek için “yav he he” demedim, uygun bir yanıt verdim. Ama teyzemiz “ben uzun yıllar Teke Holding İK’da çalıştım” diyerek bu bölümü bitirdi.

 

Daha sonra dilim döndüğünce kendimi anlattım. Karşımdakinin enerjisi nedeniyle nedense ? hızlı versiyona geçtim.

 

Teyzemiz “ilgili firma ile görüşeceğiz” dedi.

 

Veda busesi vermedi tabii, yine oturarak elimi sıktı. Ayaklarında bir rahatsızlık olduğunu sanmıyorum, odaya yürüyerek girdiğini gördüm çünkü. Kalkma yetkinliği var yani sevgili ikseverler…

 

Çıkarken merak ettim saate baktım. 17:12 idi. Demek ki bu büyük danışman, en fazla 8-9 dakika röntgenimi çekmişti.

 

Artık 2 saat yol ve benzin için harcadığım parayı düşünerek eve gönül rahatlığı ile dönebilirdim.

 

Devamı gelecek, merak etmeyin…